Sohbetler (Ocak-Şubat-Mart 2018)

Gece, Kandilli dağlarının arkasından ay doğuyordu.

 

“Baksanıza çocuklar, ay doğuyor. İşte, şu ilk görünen parçacık, Âdem. Biraz daha yükselince Nûh, İbrahim, Mûsâ, Îsâ, nihayet bedir hâli, zuhûr-ı Muhammed gibidir.

Şimdi bunların nur cihetiyle, yâni ay olmaları îtibâriyle asılları hep birdir. Aralarında fark yoktur. Lâkin ayın henüz doğarken neşrettiği hafif ve zayıf ziya ile bedir hâlindeki şavkı bir midir?”

 

(Ken’an Rifâî, Sohbetler, Kubbealtı Neşriyatı, İstanbul, 2000, s. 10-11)

 

 

****

Sabîha Hanımefendi’nin akrabasından münevver, uyanık ve aynı zamanda imanlı bir hanımın vefâtından konuşuluyordu:

— “Allah’ın feyzi kime erdiyse elbette mahrum kalmaz. İş, velev bir zerre olsun o nurdan nasibi almaktadır.

Camille Flammarion bir kitabında şöyle der: İnsan, dünyâya gel­diği vakit iki âlemle de merbûtiyeti vardır. Buradan öldüğü vakit râbıta o âlemle başlar. Yâni rûh cesetten çıkınca bir yeni hayat başlar. İnsanın bu dünya âlemindeki yaşayışı ve işlediği ameller, öteki âlem için hazırlıktır.

Ne güzel bir söz!

 

(Ken’an Rifâî, Sohbetler, Kubbealtı Neşriyatı, İstanbul, 2000, s. 167)

 

 

***

 

Allah’ın sevgililerinden biri Fırat nehrine düş­müş, boğuluyormuş. Her ne kadar gayret etmişse de kurtulamamış. Nihayet “Yâ Rabbî” demiş. “Çalıştım çalıştım kurtulamadım. Eğer beni buradan kurtarırsan sana üç kul hüvallâhü okurum.”

 

Bu sözü söyledikten sonra da sudan kurtulup çıkmış. Lâkin ahdini yerine getirmek üzere kul hüvallâhü diye sûreyi okumaya başlayan bu zat ‘ahad’e gelince, yeniden başlangıca dönmek suretiyle bir türlü devam edemez ve hep yeniden sûrenin başına dönermiş. Bunun sebebini merak eden birisi, bir türlü akıl erdiremediği bu tekrarlamanın neden ileri geldiğini sorduğu zaman o zat “Kul hüval­lâhü diyorum, ahad’e gelince Hak bana soruyor: Evvel söylediğin ben; peki ahad kim? diyor. Onun için yeni baştan alıyorum. Yine kul hüval­lâhü deyip ahad’e gelince yine soruyor. Ben de tekrar ediyorum. İşte ye­di senedir de böylece okuyup okuyup gidiyorum!” demiş.

 

(Ken’an Rifâî, Sohbetler, Kubbealtı Neşriyatı, İstanbul, 2000, s. 330)

The following two tabs change content below.

Ken'an Rifâî

Son Yazıları: Ken'an Rifâî (Profiline git)

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Yorum Yazın