Hüseyin’i Sevmek

Herkes meşrebine mezhebine göre seviyor Hz. Hüseyin’i. Yani kabınca, idrakince seviyor. Nedir Hüseyin’i sevmek? 10 Muharrem’de ağıtlar yakmak mı, Yezid’e lânet etmek mi? Az su içip edeben sevdiğin şeyleri yapmaktan kaçınmak mı? Nedir Resûl’ün torununu sevmek? Allah’ın arslanının ve Peygamber’in biricik nûrun alâ nur kızının oğlunu sevmek nasıl bir şeydir?

Hz. Hüseyin, zâlimle değil, zulüm ile savaşan bir sultandı. O, kaderine razı olarak şehâdetine doğru emin adımlarla yürüdü, son nefesine kadar nasiplileri irşad ederek imâna dâvet etti. Kendisini öldürmeye gelene “Sen değilsin benim kâtilim, günaha girme” diyecek kadar Allah’a teslimdi. Resûl’ün torunuydu, arkasından bir sürü dedikodu ve suikast planı yapılmasına rağmen dedikoduları susturup “sadece Allah bilir” diyecek kadar Rabbine güveniyordu. Allah’ın arslanı Ali’nin oğluydu. Bunca acıya ve sıkıntıya rağmen  Kâbe’nin Rabbine teslim ve O’nun muâmelesinden memnundu.  Elâ gözlerinden celâl ateşleri adâlet için fışkırdığında, Allah’a sığınıp O’ndan yardım isterdi. Tertemiz olan Fatma’nın oğluydu. O, sahibinin verdiklerine hamdetmesini bilirdi.

Kaderine râzı ve olacaklar karşısında cesur ve korkusuzdu. Hasan’ın kardeşiydi. O, haklı olduğu hâlde ayaklanmamış, ortalığı karıştırmak yerine halkın huzurunu ve İslâmiyet’in geleceğini düşünmüştü. Ehli Beytin beş incisinden biriydi. Diğer dört inci gibi birçok sıkıntıya göğüs germiş, Kur’an’ın çerçevesinden bir dem ayrılmamıştı.

Gene dönelim sorumuza… Nedir Hüseyin’i sevmek? Nefis olan Yezid’in her istediğini yaptığında, Yezid’in arzu ve istekleri sarmışsa tüm benliğini, ruh olan Hüseyin’ini kafese kapatmışsın demektir.  Ve Hüseyin’in uyarılarına kulak asmayıp hâlâ “BEN… BEN… İLLE DE BENİM İSTEDİKLERİM”   diyorsan, Yezid seni yönetiyor demektir. Onun için de Yezid’e hiç lânet etmeyelim, bizim içimizdeki Yezid kafese girmeden, Hüseyin halife olmadan içimizde Hüseyin’i seviyoruz desek neye yarar? Yine de inşaallah Allah iyi niyetimizden dolayı bizi affeder ve içimizdeki Hüseyin aşkını çoğaltır. Ve nefsimiz, Muhammedî ahlâk ile terbiye olur ve ruhumuz olan Hüseyin de bize hâkim olur inşaallah…

Âmin.

 

The following two tabs change content below.

Banu Büyükcıngıl

Kendimi tanımak sevdasıyla yola çıktım. Sonra bu yolculukta parça parça olduğumu hissettim. Aramak, önce kendimi parçalara ayırmak mı demekti bilmiyordum. Sanki karanlıkta bir balçık çamurunun içinde yol almaya çalışıyor ve üşüyordum. Bir zaman sonra karşımda bir ışık gördüm, gayrı ihtiyari ışığa doğru yürüdüm. Işığın içinden geçerek cennet tasvirlerine benzeyen bir bahçenin içine aktığımı hissettim. Bu bahçenin içinden de cennette olduğu gibi dört nehir akıyordu; bal nehri, şarap nehri, süt nehri ve su nehri. Bu cennet bahçesi İnsan-ı Kamil'di. Onu farkettiğim günden beri, yaşadıklarımı ve hissettiklerimi Her Nefes Dergisi'nde paylaşmaya çalışıyorum.

Son Yazıları: Banu Büyükcıngıl (Profiline git)

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Yorum Yazın