<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Banu Büyükcıngıl &#8211; Nefes Yayınevi Arşivi</title>
	<atom:link href="https://arsiv.nefesyayinevi.com/yazar/banu-buyukcingil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://arsiv.nefesyayinevi.com</link>
	<description>Nefes Yayınevi Arşivi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Mar 2022 20:46:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.9.9</generator>

<image>
	<url>https://i1.wp.com/arsiv.nefesyayinevi.com/wp-content/uploads/2015/10/Nefes-Akademi-Logo-56314201v1_site_icon.png?fit=32%2C32&#038;ssl=1</url>
	<title>Banu Büyükcıngıl &#8211; Nefes Yayınevi Arşivi</title>
	<link>https://arsiv.nefesyayinevi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">88687723</site>	<item>
		<title>HİZMETLE YANAN ÇERAĞ</title>
		<link>https://arsiv.nefesyayinevi.com/hizmetle-yanan-cerag/</link>
					<comments>https://arsiv.nefesyayinevi.com/hizmetle-yanan-cerag/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Büyükcıngıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 May 2019 10:13:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[af]]></category>
		<category><![CDATA[affetmek]]></category>
		<category><![CDATA[banu büyükçıngıl]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[her nefes dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[şükretmek]]></category>
		<category><![CDATA[şükür]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://arsiv.nefesyayinevi.com/?p=22212</guid>

					<description><![CDATA[&#160; İnsan ya başkalarının kusurlarıyla ya da kendi süsü püsü ile uğraşmaya meyillidir. Gözünü dışarıya dikip kendi kusurlarını görmemek için elinden geleni yapar. Birçoğumuz bu halde iken, Kars’ın mânevî sultanlarından olan Ebu’l-Hasan Harakānî Hazretleri (v. 1033) de vaktini ve enerjisini halka hizmet ile geçirmiş bir âriftir. Bütün büyük üstadlar gibi Hz. Harakānî’nin örnek hayatı, sözleri [&#8230;]]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://arsiv.nefesyayinevi.com/hizmetle-yanan-cerag/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">22212</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hepimizin Hikâyesi</title>
		<link>https://arsiv.nefesyayinevi.com/hepimizin-hikayesi/</link>
					<comments>https://arsiv.nefesyayinevi.com/hepimizin-hikayesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Büyükcıngıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jan 2019 12:40:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dergi Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[af]]></category>
		<category><![CDATA[affetmek]]></category>
		<category><![CDATA[banu büyükçıngıl]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[her nefes dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[şükretmek]]></category>
		<category><![CDATA[şükür]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://arsiv.nefesyayinevi.com/?p=21835</guid>

					<description><![CDATA[Bir varmış bir yokmuş… Ezel âleminden bir isim bir cisim giyip bu âleme gelmiş. Gelmiş de daha ilk andan itibaren arzularının ve isteklerinin esiri olmuş. Yemek yemek, oynamak istemiş, canı o an ne istiyorsa ağlayarak ve bağırarak arzularının gerçekleşmesi için uğraşmış. Gel zaman git zaman, bu cisim büyümüş, arzuları hiç bitmemiş, hep istemiş, aldıkça kendini [&#8230;]]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://arsiv.nefesyayinevi.com/hepimizin-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">21835</post-id>	</item>
		<item>
		<title>KEMÂLÎ’NİN KEMÂLE SEYRİ</title>
		<link>https://arsiv.nefesyayinevi.com/kemalinin-kemale-seyri/</link>
					<comments>https://arsiv.nefesyayinevi.com/kemalinin-kemale-seyri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Büyükcıngıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Jun 2018 08:56:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[2018]]></category>
		<category><![CDATA[Nisan-Mayıs-Haziran 2018 (92. Sayı)]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[her nefes dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Kemali]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf Sempozyumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arsiv.nefesyayinevi.com/?p=21424</guid>

					<description><![CDATA[20. yüzyıl mutasavvıf şairlerinden biri olan Osman Kemâlî (ö. 1954) Aşk Sızıntıları adlı divânı ile bugün de kalplere tesir eden âriflerdendir. Gerek hayatı gerekte şiirleri ile etkileyici bir şahsiyettir. Osman Kemâlî 1862’de Erzurum’da doğmuş, bir buçuk yaşında iken çiçek hastalığından gözlerini kaybetmiştir. Bu kaybediş ona engel olmamış, içindeki aşk ile hâfız olmuş, Fuzûlî ve Hâfız-ı [&#8230;]]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://arsiv.nefesyayinevi.com/kemalinin-kemale-seyri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">21424</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kadın Değil, Er!</title>
		<link>https://arsiv.nefesyayinevi.com/kadin-degil-er/</link>
					<comments>https://arsiv.nefesyayinevi.com/kadin-degil-er/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Büyükcıngıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Apr 2018 07:54:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[2018]]></category>
		<category><![CDATA[Ocak-Şubat-Mart 2018 (91. Sayı)]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[er kişi]]></category>
		<category><![CDATA[her nefes dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf Sempozyumu]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf ve kadın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arsiv.nefesyayinevi.com/?p=21328</guid>

					<description><![CDATA[Râbia el-Adeviyye 8. asırda yaşamış Basralı meşhur kadın sûfîdir. İslâm coğrafyasında bilindiği kadar, Batı’da da ilk çalışılan ve en çok bilinen kadın sûfîlerdendir. O, dünyevî olanı terk etme anlayışı ile ilâhî aşk anlayışını birleştirmiş ve böylece dönemindeki diğer sûfîlerden farklı bir yol izlemiştir. Râbia el-Adeviyye hakkında en kapsamlı bilgileri aktaran Ferîdüddin Attâr’dır. Bu yazıda Attâr’ın [&#8230;]]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://arsiv.nefesyayinevi.com/kadin-degil-er/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">21328</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Karınca Fütüvvet Yolunda</title>
		<link>https://arsiv.nefesyayinevi.com/karinca-futuvvet-yolunda/</link>
					<comments>https://arsiv.nefesyayinevi.com/karinca-futuvvet-yolunda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Büyükcıngıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jan 2018 20:25:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kasım-Aralık (90. Sayı)]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[her nefes dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arsiv.nefesyayinevi.com/?p=21168</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Fütüvvet lugatta “gençlik, kahramanlık, cömertlik” mânâlarına gelir. Ahlâkî mânâda ise, kerem, cömertlik, erdem ve şecaat gibi faziletlere sahip kişiler için kullanılmıştır. Fütüvvet, peygamberlerden kalma bir ahlâk yolu olarak görülmüştür. Hz. Ali baş fetâ olarak tanınmış ve O’nun yiğitliği, mertliği ve cömertliği örnek teşkil etmiştir. Fütüvetten ilk bahseden Hz. Câfer-i Sâdık (ö. 765) olarak bilinmektedir. [&#8230;]]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://arsiv.nefesyayinevi.com/karinca-futuvvet-yolunda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">21168</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kahrın da, Lütfun da Hoş</title>
		<link>https://arsiv.nefesyayinevi.com/kahrin-da-lutfun-da-hos/</link>
					<comments>https://arsiv.nefesyayinevi.com/kahrin-da-lutfun-da-hos/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Büyükcıngıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Nov 2017 08:11:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eylül-Ekim 2017 (89. Sayı)]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[her nefes dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arsiv.nefesyayinevi.com/?p=21027</guid>

					<description><![CDATA[Sûfîler dünyaya gelmekten maksad Allah’ı bulmaktır derler. Ne var ki âleme gelir gelmez bu vazîfemizi unutup dünyanın sefâsının peşinden koşup cefâsından da kaçıyoruz. Dünya hayâtını bir imtihan yeri olarak gören kişi, bu âlemin en iyi eğitim sistemi olan tasavvuf müfredâtı ile yol alırsa Allah’a ulaşmak için doğru bir yol seçmiş olur. Tasavvuf eğitim sistemi için [&#8230;]]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://arsiv.nefesyayinevi.com/kahrin-da-lutfun-da-hos/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">21027</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İman, İslâm, Vatan</title>
		<link>https://arsiv.nefesyayinevi.com/iman-islam-vatan/</link>
					<comments>https://arsiv.nefesyayinevi.com/iman-islam-vatan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Büyükcıngıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Aug 2017 07:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Temmuz-Ağustos 2017 (88. Sayı)]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[her nefes dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arsiv.nefesyayinevi.com/?p=20870</guid>

					<description><![CDATA[İman,  kuvvetli inanç demektir. Her insanda doğuştan bir şeye inanma ve bağlanma ihtiyacı vardır. Fakat kişi her zaman neye iman edeceğini bilemez, bir ideoloji, bir siyasi görüş, para, zenginlik ya da sıradan bir insana iman edebilir. İslâm’da iman ise İslâm’dan sonra gelen ikinci bir basamaktır. Bu ayrımı Hucûrat Sûresi 14. âyette net bir şekilde görebiliriz: [&#8230;]]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://arsiv.nefesyayinevi.com/iman-islam-vatan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">20870</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yürü Gündüz Gece</title>
		<link>https://arsiv.nefesyayinevi.com/yuru-gunduz-gece/</link>
					<comments>https://arsiv.nefesyayinevi.com/yuru-gunduz-gece/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Büyükcıngıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 May 2017 12:39:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mart 2017 (86. Sayı)]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[her nefes dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[istidat]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arsiv.nefesyayinevi.com/?p=20702</guid>

					<description><![CDATA[İstidat, sözlükte, herhangi bir şeye karşı doğuştan gelen yatkınlık, yetenek ve kabiliyet mânâlarına gelir. Yani kişinin ezelden getirdiği potansiyaline istidat denir. Herkes vazifesine göre sırtına bir yük yüklenir. Bu yüke göre dünyada bir senaryo yazılır. Senaryo, kişiyi doğduğu andan son nefesine kadar istidâdı ölçüsünde ilerler. Aslında kader herkes için ayrı ayrı yazılmış bir senaryo gibidir. [&#8230;]]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://arsiv.nefesyayinevi.com/yuru-gunduz-gece/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">20702</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Âşıkın Şükrü</title>
		<link>https://arsiv.nefesyayinevi.com/asikin-sukru/</link>
					<comments>https://arsiv.nefesyayinevi.com/asikin-sukru/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Büyükcıngıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 May 2017 19:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şubat 2017 (85. Sayı)]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[her nefes dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[şükür]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arsiv.nefesyayinevi.com/?p=20631</guid>

					<description><![CDATA[Şükür, sözlükte iyiliği anmak, övmek, işine karşılık birini mükâfatlandırmak, minnettarlık, yapılan iyiliği bilmek ve onu yaymak anlamında kullanılır. Şükür, bir başka mânâda ise nimetin farkında olmak demektir.  Sahip olunan güzelliklerin farkına varmak ve bu güzellikleri vereni bilmek de şükürdür. Şükrün zıddı küfürdür, nimeti inkâr etme nankörlüktür. Küfür Arapça, “kefere” kökünden gelir ve örtülü demektir. Nankör [&#8230;]]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://arsiv.nefesyayinevi.com/asikin-sukru/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">20631</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Teslimiyetin Yakınlığı</title>
		<link>https://arsiv.nefesyayinevi.com/teslimiyetin-yakinligi/</link>
					<comments>https://arsiv.nefesyayinevi.com/teslimiyetin-yakinligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Banu Büyükcıngıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Mar 2017 18:14:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aralık 2016 - Ocak 2017 (84. Sayı)]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[her nefes dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arsiv.nefesyayinevi.com/?p=20522</guid>

					<description><![CDATA[Kurb kelimesi sözlükte yakınlık anlamına gelmektedir.  Teslim ise selâm kökünden gelmektedir.  Selâm barış, güven ve emniyet  mânâsındadır. Teslim ise karşı taraftan emin olmak demektir. Bu iki terim, iç içe geçmiş, birbirine bağlı kavramlardır. Adeta birinin varlığı diğerini de var kılmaktadır. Allah’a yakın olan, O’na teslimdir. Allah’a teslim olan da O’na yakınlaşır. Sufilere göre, teslimiyet  insanı [&#8230;]]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://arsiv.nefesyayinevi.com/teslimiyetin-yakinligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">20522</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
